O
T
O

F
U
A
R
I

Otomobil dünyasından
en Son haberler

Otomobil
Modifiye
Ferrari

Otomobilin Tarihcesi
İnsanoğlu tarih boyunca zekalarını kullanarak hem kendi ihtiyaçlarını daha kolay karşılamak, hem de daha modern yaşama yollarını aramışlardır. Bu yüzden ateşi bulmuş, matbaayı icad etmiş, buharın kuvvetinden yararlanmış, elektriği ve atomu bulmuş, uzayı araştırmıştır. Otomobil de insanoğlunun önemli icadlarından birisidir.
yazının devamı
Otobilgi
Modifiye Nedir?

Gücü arttırmak, yol tutuşu ve frenaji güçlendirmek, kabin ve karoserde degişiklik yapmak, bir başka deyişle otomobili ayricalikli kilmak...
Tuning yada diger adiyla Modifiye denince akla ilk gelen motorda güç artirimi oluyor. Neredeyse motorun üretimiyle birlikte gelismeye baslayan modifiye islemi, günümüzde bir sektör haline geldi. Tabii boyutlari da çok genisledi. Artik standardin disinda otomobilin gücünü, yol tutus özelliklerin! ve görünümünü degistirmek amaciyla yapylan islemler modifiye olarak adlandiriliyor. Teknolojinin gelismesi, ürünlerin farkli zevklere göre tasarlanmasini sagladi. Bu degisimde motorsporlarinin da katkisi çok büyük. Öyle ki, kabin içindeki "süslemelerden" alüminyum görünümlü depo kapaklarina kadar tüm aksesuarlarin temelinde motorsporlari yatiyor.


O
T
O

F
U
A
R
I



OTO FUARI

Otomobil dünyasından son gelişmeler


« Önceki |

23/11/2009

Rolls Royce'un Mini'si yakında yollarda


İki dev birleşip, ultra lüks kavramına 50'inci yılını kutlayan yılların eskitemediği Mini Cooper'da, yeniden boyut kazandıracak.

Alman otomobil üreticisi BMW’ye ait Mini ve Rolls-Royce mini cooper'ı baştan yaratacak. 50'inci yılını kutlayan Mini, ultra-lüks kuzeni Rolls-Royce tarafından “giydirilmiş” özel yapım bir modelin üretimini gerçekleştirecek.
Özel yapım araçların üretimine 2010 yılında başlanacak ve araçlar 2011 model olarak satışa sunulacak. Araçların ABD’de satışa sunulup sunulmayacağı henüz netlik kazanmadı.
Mini'nin Basın Sözcüsü Nathalie Bauters; özel yapım Mini’lerin ABD’de satışa sunulması halinde sayının son derece sınırlı tutulacağını ve modelin gerçek Mini fanatikleri için olacağını ifade etti.
Bauters; aracın kaportasında herhangi bir değişiklik yapılmayacağını, buna karşın, üzerinde henüz karar verilmemiş özel bir boyanın kullanılacağını belirtti.
Basın sözcüsü ayrıca, aracın Mini’ye ait Oxford’daki fabrikada üretileceğini; buna karşın Roll-Royce tarafında gerçekleştirilecek iç donanımın Rolls-Royce fabrikasında mı, yoksa Mini fabrikasında mı olacağına henüz karar verilmediğini açıkladı.
Mini cephesinden Mayıs 2009 ayında lüks bir özel yapım aracın üretileceği duyurulmuş; ancak şu ana kadar bunun Roll-Royce ile bir ortak çalışma olacağı doğrulanmamıştı.

23/11/2009

Göz alıcı bir konsept: 2032 Model Otomobil! (Resimli)

Endüstriyel tasarımın harika çocuğu Edwin Conan, Audi markası için tasarladığı bu araçla geleceği bugüne taşımış. Konsept otomobil meraklılarının hayli ilgisini çekecek olan otomobil tamamen elektrikle çalışacak şekilde tasarlanmış. Tasarımcının Avatar adını verdiği konsept araç oldukça hafif bir malzemeden imal edilecek.

Sürücü dahil 3 kişilik olarak planlanan araca binmek için aracın tavanı yukarı doğru açmak gerekiyor.

Aerodinamik tasarımıyla, araç saatte 369 km hıza kadar ulaşabiliyor ve yaklaşık 3 saniyede 100 km hızlanabiliyor. Conan, aracı 2032'de yollarda görmeyi umduğunu belirtti.

23/11/2009

Oltaya takılan otomobil




ANKARA'dan balık tutmak için Kırıkkale'nin Bahşılı İlçesi yakınlarından geçen Kızılırmak Nehri'ne giden Durmuş Şen'in oltasına takılan çalıntı otomobilin icralık, sahibinin de Antalya'da oturduğu ortaya çıktı.

Durmuş Şen, dün Ankara'dan otomobiliyle Kızılırmak Nehri'ne balık tutmaya gitti. Şen, Yeşilköy Mahallesi'ndeki eski bir kum ocağının yakınlarından geçen Kızılırmak'a oltasını attı. Şen, bir süre sonra oltasını çekmek istedi. Oltasının suda bulunan otomobile takıldığını fark eden Şen, Emniyet Müdürlüğü'nü arayıp, durumu bildirdi. Şen'in ihbarı üzerine bölgeye Sivil Savunma, Kırıkkale Belediyesi ve Bahşılı İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri gönderildi.
2006 model siyah renkte, üzerinde kontak anahtarı bulunan Hyundai marka otomobilin plakaları sökülmüş, şase numaraları silinmiş olduğu, gaz pedalına ise taş konularak nehre atıldığı tesbit edildi. Sivil Savunma dalgıç ekipleri tarafından çıkartılan otomobil, Bahşılı Emniyet Amirliği tarafından incelemeye tabi tutuldu.
Otomobilin 3 Eylül 2008 tarihinde Antalya'nın Bahçelievler Semti'nden çalındığı ve daha sonra ise gaz pedalına taş konularak Kızılırmak'a atıldığı öğrenildi. Motor şase numarası tesbit edilen ve Betül Karakan'a ait olduğu belirlenen Hyundai marka otomobilin icralık, plakasının ise 27 J 2198 olduğu tesbit edildi.
Kırıkkale Emniyet Müdürü Salim Akça, Betül Karakan'a ait otomobil için Antalya Emniyet Müdürlüğü'ne haber verildiğini belirterek, “İcralık ve çalıntı olduğu ortaya çıkan otomobili gelip alacaklar. Hırsız ya da hırsızlarla ilgili çok yönlü soruşturma başlatıldı. En kısa sürede zanlıları adalete teslim edeceğiz” dedi.

7/8/2009

Smart'tan 3 kişilik otomobil

Smart, 2005 yılında üretimini durdurduğu coupe/roadster modelinin yerine üç kişilik özel bir otomobil geliştiriyor.

Patent başvuruları esnasında basına sızdırılan çizimlere göre otomobildeki oturma düzeni McLaren F1 aracını andırıyor. Buna göre sürücü otomobilin ortasında ve önde, iki yolcuysa arkada yan yana oturacak. ForThree ismi verilmesi beklenen araçta 800cc’den 1.4 litreye kadar uzanan benzinli ve dizel motorlar göre yapacak. Motorun gücü yeni geliştirilen yedi kademeli çift debriyajlı elektro hidrolik otomatik şanzımanla tekerleklere iletilecek.

7/8/2009

'ÖTV indirimi, otomobil sektörüne nefes aldırdı'

Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, özel tüketim vergisi (ÖTV) indiriminin sektöre nefes aldırdığını, fazla stokların eridiğini bildirerek, ''ayrıca vatandaşlarımız bunu bir fırsat olarak gördükleri için ciddi anlamda otomobil alma şansı buldular. 3 aylık dönemde geçen yılın aynı dönemine göre 50 bin adetten fazla araç satıldı. Bu önemli bir kazanımdır'' dedi.

Aybar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin finansal verilerinin olumlu olmasından ötürü, bu noktada finansal açıdan fazla sıkıntı çekilmeyeceğinin tahmin edildiğini söyledi.

Ancak reel sektörün tüm dünyayla bütünleşmiş olmasından dolayı, sıkıntının ülkede de hissedildiğini dile getiren Aybar, ''Özellikle otomotiv sektörünün Avrupa Birliğine entegre olduğunu unutmamak lazım. Bu noktada, Avrupa pazarları çöktükçe, Avrupa'da işler kötüye gittikçe, oraya yatırım yapan sektörümüzün yatırım tarafı da durumdan etkilendi'' dedi.

Finansal kuruluşların, Türkiye'deki otomobil satın alımlarında son derece önemli bir enstrüman olan finansal kredi çözümlerini engellemeye başlamasıyla otomobillerin satılamaz olduğunu vurgulayan Aybar, bununla birlikte satışların otomatik olarak düştüğünü ifade ederek, şöyle devam etti:

''Nitekim 2008 yılının ekim ayından başlayarak pazarda ciddi anlamda düşüşler yaşamaya başladık. Bunlar yüzde 50 ve 60'lara varan düşüşler oldu. Tüm ümitlerimiz kaybolmuş bir şekilde 2009 yılına girdik. 2009 yılının ilk 3 ayı ne yazık ki yine aynı trendle devam etti. Tam bu noktada bir çözüm beklerken hükümetten konuyla ilgili bir açıklama geldi. 15 Martta başlayan ve 15 Hazirana kadar süren bir ÖTV dönemi yaşadık.

Eğer bu dönem yaşanmasıydı sektör ciddi bir stok yüküyle karşı karşıya gelecekti. Sanayisi tamamen stoğa bağlı sektör, erimeyen stokla ciddi sorunlar yaşayabilirdi. Hatta bazı yatırımları tamamen kaybedebilir, var olan mevcut yatırımların bazılarını da yitirebilirdik. Yaşanan ÖTV dönemi sektörümüze çok şükür ki bir nefes aldırdı. Fazla stok gitti, ayrıca vatandaşlarımız bunu bir fırsat olarak gördükleri için ciddi anlamda otomobil alma şansı buldular.''

Mutluluk veren diğer bir olayın, ülkedeki fabrikaların tam kapasiteyle çalışmaya başlaması olduğunu kaydeden Aybar, Türkiye'nin bu anlamda önemli bir dönem yaşadığını, vatandaşların ekonomik araçlar alabildiğini söyledi.

ÖTV indiriminin yapıldığı üç aylık döneme bakıldığında, geçen yılın rakamlarına göre 50 bin adetten fazla otomobil satıldığını ve bunun çok önemli bir kazanım olduğunu belirten Aybar, sözlerini şöyle tamamladı:

''Ancak ticari araçlarda eskisi gibi bir hareketlilik olmadı. Bunun nedeni ise maalesef, ticari araçların üzerinde bulunan fazla ÖTV. Tabii onlarda yapılan indirim diğer modellere göre çok cüzi kaldı. Bu duruma rağmen, ticari araç satışlarına bakıldığında geçen yılın rakamlarına göre yüzde 7'lik bir büyüme kat ettiğini, toplam pazarınsa yüzde 34 civarında büyüdüğünü gördük.''

31/7/2009

Teknolojik oto fareleri


İstanbul'da kendi yaptıkları mini 'Jammer'larla otomobillerin merkezi kilit sistemlerini çalışmaz hale getirerek otomobillerden hırsızlık yapan 2 kişi yakalandı.İki adet mini Jammer cihazı ele geçirilirken, bu yöntemle 4 araçtan hırsızlık yaptıkları ortaya çıktı.

Oto hırsızları geliştirdikleri yeni yöntemlerle şaşkınlık yaratıyor. Son olarak kendi ürettikleri jammer cihazlarıyla, otomobillerin uzaktan kumandalarını etkisiz hale getirerek soygun yapan bir şebeke çökertildi. Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı ekipler Sultanahmet bölgesinde ellerinde bir cihazla araçların arasında dolaşan iki kişiyi görerek takibe aldı. Zanlıların ellerindeki elektronik cihazı kullanarak otomobillerin merkezi kilit sistemlerini çalışmaz hale getirdikleri, uzaktan kumandaya basarak kapıların kapandığı zanneden mağdurların uzaklaşmasının ardından araçları soydukları tespit edildi. Dedektifler tarafından kendilerine soyacak bir araç ararken yakalanan Bülent Ş.(30) ile Mustafa B.(33) Hırsızlık Büro Amirliğine getirildi.

 

ÖZEL ÜRETİM JAMMER

Yakalandıklarında üzerlerinde iki adet mini jammer cihazı bulunan zanlıların kullandıkları kimliklerin de sahte olduğu öğrenildi. Zanlıların içinde yakalandıkları 34 DU 6247 plakalı aracında çalıntı olduğu ortaya çıktı. Polis zanlıların aynı yöntemi kullanarak 4 araçtan hırsızlık yaptığını tespit etti. Soruşturma sonucunda zanlıların mini jammer'ları elektronikten anlayan bir arkadaşlarına para karşılığında yaptırdıklarını söyledikleri belirtildi.

31/7/2009

Volkswagen’in karı düştü, Mazda ve Renault zarar etti

Alman otomotiv devi Volkswagen'nin (VW) yılın ilk yarısındaki karı yüzde 81 azaldı.
   Satışları bakımından Avrupa'nın en büyük şirketi olan Wolfsburg merkezli VW, küresel ekonomik durgunluğun araç satışlarını olumsuz etkilemesi yüzünden bu yılın ilk yarısında karının, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 81 azalarak, 494 milyon avro olduğunu açıkladı.
   Audi, VW, Seat ve Skoda gibi markaları bünyesinde bulunduran şirket, geçen yılın ilk yarısında 2,5 milyar avro kar etmişti.
   Şirketin, geçen yıl 56,5 milyar avro olan Ocak-Haziran dönemi satışları ise bu yıl aynı dönemde yüzde 9,4 azalışla 51,2 milyar avro oldu.
   VW, karının önceki yıllar seviyesine ulaşmasını beklemediğini, bu yıl satış gelirlerinin, yeniden finans maliyetlerinin yükselmesinin yanı sıra yeni araçlara olan talebin düşmesi yüzünden geçen yıla oranla düşük kalacağını belirtti.
   Bu arada, Japon otomotiv şirketi Mazda, Nisan-Haziran döneminde 226 milyon dolar zarar etti.
   Japonya'nın beşinci büyük otomotiv şirketi Mazda, küresel ekonomik durgunluğun araç satışlarına talebi düşürmesi ve güçlü Japon yeni yüzünden Nisan-Haziran döneminde 226 milyon dolar zarar ettiğini açıkladı. Şirket, geçen yıl aynı dönemde 157 milyon dolar kar etmişti.
   Mazda sözcüsü Ken Haruki, ''Çin hariç, Japonya ve Kuzey Amerika gibi önemli pazarlarımızda gerileyen talep yüzünden satışlarımız düştü. Küresel araç talebinde hızlı düzelme beklemiyoruz'' dedi.
Şirketin aynı dönemde satışları da yüzde 44,5 düşüşle 4,5 milyar dolar oldu.
   Şirket, Mart 2010'da sona erecek mali yılda 526 milyon dolar zarar etmeyi, satışlarının da yüzde 19,9 azalarak 21 milyar dolara gerilemesini bekliyor.

Mitsubishi de zararda

   Japon otomotiv şirketi Mitsubishi, ilk çeyrekte 278 milyon dolar zarar etti.
   Mitsubishi, küresel krizin otomotiv satışlarına talebi düşürmesi ve güçlü Japon yeni yüzünden Nisan-Haziran döneminde 278 milyon dolar zarar ettiğini açıkladı. Şirket, geçen yıl aynı dönemde 108 milyon dolar kar etmişti.
   Şirketin, aynı dönemde gelirleri de yüzde 57,5 gerileyerek, 2,73 milyar dolar oldu.
Alman kamyon üreticisi MAN'ın ikinci çeyrek karı yüzde 94 azaldı.
   MAN, satışların düşmesi ve siparişlerin yatay seyretmesi yüzünden ikinci çeyrekte karının, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 94 düşerek, 27 milyon avro olduğunu açıkladı. Şirket, geçen yıl ikinci çeyrekte 446 milyon avro kar etmişti.
   Şirketin, geçen yıl aynı çeyrekte 3,9 milyar avro olan gelirleri de yüzde 20 düşüşle 3,1 milyar avro oldu.
   MAN'ın Üst Yöneticisi (CEO) Hakan Samuelsson, küresel ekonomideki gerilemenin durmuş gibi görünmesine rağmen, küresel ekonomide kısa sürede düzelme beklemediklerini ifade etti.
   Öte yandan Alman otomotiv parçası ve tekerlek üreticisi Continental, ikinci çeyrekte 190 milyon avro zarar ettiğini açıkladı.
   Şirket, küresel ekonomik durgunluğun otomotiv sektörünü etkilemesinin ürünlerine olan talebi düşürmesi yüzünden Nisan-Haziran döneminde 190 milyon zarar ettiğini bildirdi. Şirket, geçen yıl aynı dönemde 194 milyon avro kar etmişti.
   Continental'ın, geçen yıl aynı çeyrekte 6,6 milyar avro olan gelirleri de yüzde 27 azalışla bu yıl aynı dönemde 4,8 milyar avro oldu.


Renault yılın ilk yarısında zararda  


   Fransız otomotiv şirketi Renault, yılın ilk yarısında 2,71 milyar avro zarar etti.
   Renault, ekonomik krizin küresel oto satışlarında ''serbest düşüşe'' yol açması nedeniyle bu yılın ilk yarısında 2,71 milyar avro zarar ettiğini açıkladı. Renault, geçen yıl aynı dönemde 1,58 milyar avro kar etmişti.
   Şirket, aynı dönemde gelirlerinin de 23,7 milyar avrodan 15,99 milyar dolara gerilediğini belirtti.
Araç satışları ikinci çeyrekte ilk çeyreğe göre hızla geriledi.
   Yılın ilk yarısında 2 milyar 712 milyon avro net zarar açıklayan Fransız otomotiv şirketi Renault'nun Başkanı Carlos Ghosn, ''Şimdiden kriz sonrasının Renault'sunu yapılandırıyoruz''dedi.
   Renault'dan yapılan yazılı açıklamada görüşlerine yer verilen Ghosn, krizin geldiğini 2008 Temmuz ayından itibaren gördüklerini ve krizden çıkışa hazırlanmak için gereken ilk kararları aldıklarını bildirdi.
   Ghosn, şu anda belirgin şekilde pozitif olan nakit akışlarının gösterdiği doğrultuda, Renault'nun olumsuz koşullara direnç gösterdiğini ifade ederek, 2011'den itibaren sıfır emisyonlu araçların kitlesel satışı, giriş gamının genişletilmesi, büyümekte olan ülkelerdeki varlıklarının güçlendirilmesi, Nissan ile sinerjilerinin hızlandırılması ve genişletilmesiyle şimdiden ''kriz sonrasının Renault''sunu yapılandırdıklarını belirtti.

   Açıklamada, gelişmekte olan ülkeler dahil, bütün pazarların ani düşüş gösterdiği bir ortamda, grubun pazar payının 3,7 oranında sabit kaldığı vurgulanarak, grubun 15 milyar 991 milyon avro ciro gerçekleştirdiği duyuruldu.
   Kaydedilen cironun, 2009 yılının ilk yarısında, 2008 ilk yarısına oranla yüzde 23,7, kur etkileri hariç tutulduğunda yüzde 21,5 azaldığı bildirilen açıklamada, otomobil biriminin grubun cirosuna 15 milyar 101 milyon avro katkıda bulunduğu ve bu katkının eş kapsam ve metotlar bazında 2008 ilk yarısına oranla yüzde 24,2 gerilediği ifade edildi.

   Krizden çıkmak için 2008 Temmuz ayından bu yana uygulanan Renault eylem planı ikinci çeyrekte hızlanan nakit akışının iyileşmesiyle meyvelerini verdi. Gerçekten de, Otomobil biriminin 2009 yılının ilk yarısında başta stoklar olmak üzere maliyetlerin, yatırımların ve işletme sermayesi ihtiyacının azaltılması ile eylem planının da ötesinde, 848 milyon avro pozitif nakit akışı kaydedildi.    Araştırma ve geliştirme harcamaları 2007 yılının ilk yarısına oranla, başlangıçta 2007-2009 dönemi için öngörülen yüzde 15 hedefinin belirgin şekilde ötesinde yüzde 25 azaldı. Bu performans doğrultusunda, hedef revize edilerek şimdi negatif yönde yüzde 20'ye çekildi.''

Google

Kategorilerim

    Blogcu ile yapıldı