TÜRKİYE'DE YENİ BİR KORELİ

2007-09-17 18:22:00

Türkiye, Koreli otomotiv markası Ssangyoung ile yeniden tanışıyor. Türkiye pazarına uzun yıllar önce az sayıda sunulan, daha sonra Kore’de yaşanan sorunlar nedeniyle Türkiye ile ilgisi kalmayan marka, yeniden Türkiye yollarına çıkmaya hazırlanıyor. Uzun zamandır Bayraktar Holding’in temsilciliğini almaya çalıştığı,daha önce Mermerler Grubu’nun da peşinden koştuğu Koreli marka,Şahsuvaroğlu’nun oldu. Fakat bu Şahsuvaroğlu, Ford Otosan yetkilibaşliğini de yürüten değil, onların akrabası Nihat Şahsuvaroğlu oldu.Dahaönce Çinli JAC markasının Türkiye temsilciliğini almasına rağmenithalat izni alamayan Nihat Şahsuvaroğlu, asıl faaliyetlerini Cezayirotomotiv pazarında yürütüyor. Şahsuvaroğlu, Cezayir’de Honda, Peugeot,Karsan, Ssangyoung, JMC (Çin otomobil markası), Hafei Motormarkalarının distribütörlüğünü yürütüyor.5 MODELİ KAPIDASsangyongmarka araçların 5 farlkı modeli Türkiye kapısında. Uzun aradan sonrayeniden satışa çıkacak Koreli’nin lüks pick up ile lüks 4x4 pazarındaetkili olması bekleniyor.Ssangyoung Türkiye temsilcilğinialan Şahsuvaroğlu, otomobil satışındaki deneyimini bugüne kadar 50 binaraç sattığı Cezayir pazarındaki gücüyle de destekliyor. Halen 50bayilik başvurusunun yapıldığı Şahsuvaroğlu, başlangıçta İstanbul,Ankara, İzmir, Samsun, Erzurum, Adana ilerlide 10 civarında bayilikplanlıyor. Halen 30 yetkili servis ile anlaştıklarını belirtenŞahsuvaroğlu Dış Tic. Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Şahsuvaroğlu, “İlkpartide 256 araç Kore’den yola çıktı. Bu ay sonu geliyor. Bu sürezarfında araçlarımızın fiyatlandırma çalışmalarını yapıyoruz. Araçlar 8Ekim’de Türkiye’de olacak. Hedefimiz bu araçların satışınıgerçekleştirmek. 5 farklı modelde gelen araçlar lüks 4x4 ve lüks pickup segmentinde yer alacak” bilgisini verdi.ARAÇLAR DİZEL MOTORLUŞahsuvaroğlu’nunithalatına başladığı Ssangyong araçları Action, Action Sport, Kyron,Rexton ve Rodius modellerinden oluşuyor. Action, Action Sport ve Kyron4x4, 4x2... Devamı

Boya ve Kaporta Bakımı Nasıl Olmalı?

2007-09-17 18:12:00

Kaportanın altını, çamurluk altlarını ve aracınaltını çok çamurlu bırakmamak gerekir. Çamur geç kuruduğu için nemlidurur ve kaportada alttan çürümelere yol açar. Kışın çamurluk altlarınıperiyodik olarak tazyikli su ile yıkamak gerekir. Aracın üzerinegelince; 6 ayda bir cila yapmakta fayda vardır. Elinize bir büyüteç alın ve otonuzun boyasına bakın. Boyanın üzerindesaç kılları gibi çatlaklar göreceksiniz. Bu çatlakları cila dolduraktırve nem ve suyun saca ulaşmasını önleyecektir. Boyaya güç katıpcanlandıracaktır. Pasta ise her zaman yapılmaz. Çünkü pasta demek birnevi temizleyici görev yapar. Pasta kaportanın üzerinde çıkmayanlekeler var ise bunları çıkarmaktadır. Çok pasta yapmak arabanınboyasını inceltir. Cila eğer arzu edilirse ayda birde yapılabilir. Şuan piyasada çok güçlü cilalar bulunmaktadır ve de maliyeti yüksektir. Çok miktarda sıvı sabunla araç yıkamak cilayı aldığından tavsiye edilmez. Devamı

Kanat döneminin gösterişli otomobili: Cadillac Coupe de Ville

2007-09-17 17:50:00

Otomobil çağının her dönemi kendi özel tarzı ve teknoloji eğilimiyleanımsanır. Ama hiçbir dönem ABD’deki 1950’lerin ortasından 1960’lıyılların ortasına uzanan dönem kadar niteleyici değildir. O dönemrock’n roll müziği, arabayla gidilen sinemalar, fast-food yemekler veyeni expres yollar çağıydı. ABD ulusunun gün geçtikçe kendine artangüveni, acımasız ve çok gösterişli otomobillere yansıyordu. ABD’deotomobil üreticileri arasındaki yarışma kızışmıştı. Her yapımcı,otomobilin göz kamaştırıcılık yarışında rakiplerini geride bırakmasınıistiyordu. Yeni heyecanlar için gelen sürekli istekler, Harley Earl,Bill Mitchell gibi tasarımcıların yeteneğini son noktasına kadarzorlamaktaydı. ABD yapımı otomobillerin görüşünde en çarpıcı özellik, 1950yıllarındaki kanat kullanımıdır. Sırf gösteriş olsun diye konulankanatlar, 1950 yıllarının sonunda azalmış, 1970 yıllarındaysa ortadankalktı. Otomobillerde kromaj ve balık yüzgecine benzer kanatlarınkullanılması bu dönemin dikkat çeken uygulamalarındandı. Biçim vegösterişte aşırılıklara kaçılmasına karşın, otomobilin ileriyi görüşügenişleten ön camı ile güçle takviyeli direksiyonu, gerçek ve kalıcıyenilikler arasındaydı.Dışı büyük, içi küçük1950’li yılların Amerikan otomobilleri,büyük olmalarına rağmen içleri oldukça küçüktü. Gösteriş uğrunaotomobilin içinde çok yer yitirildi. Bu tip otomobillerin bagajları daçok alçaktı. Bu yüzden Ford şirketi, arka koltuğun altını da bagajaeklemişti. İşte, 1950’lerin tipik Amerikan otomobillerinden biri olanCadillac Coupe de Ville, aşağı yukarı 6 metre boyunda, aşırı kromajkullanılmış, kanatları uzun bir otomobildi. Bununla birlikte elektrikleaçılan otomatik camlar, geriye doğru yatar koltuklar, pürüzsüz çalışansekiz silindirli motor gibi pek çok teknik özellik de içeriyordu.Takviyeli direksiyonDönemin pek çok otomobilinde olduğu gibiCadillac’ta da takviyeli direksiyon ve fren donanımı bulunuyordu. Butür ağır otomobiller için bunlar hayati önem taşıyordu.... Devamı

Görüş Alanı

2007-09-17 17:46:00

Sürüş Teknikleri Araba kullanmayı yeni öğrenen biri için yapılacak en önemli şey nereyegidileceğine bakmaktır.Yeni sürücelere en önce öğretilen; karşıdan gelen araçları takip etmek,seyir edilen şeridi korumak, dikkatin dağılmamamasını sağlamak gibikurallar önemlidir.Yeterli tecrübeye sahip olmayan sürücülerin genellikle önlerinde gidenarabaya odaklanmak ve başka bir yere dikkat etmemek gibi eğilimlerivardır. Bu davranış direksiyon başına ilk defa oturan biri için doğalve kaçınılmaz bir reaksiyondur. Tecrübe arttıkça dikkat verilmesigereken noktalar azalacaktır. Çünkü bu noktalar gün geçtikçe reflekshaline dönüşecek ve artık sürücü önündeki aracın da önüne bakmak gibiyetenekleri ve dahasını zamanla kazanacaktır.Araba kullanmak ellerin, ayakların, ve gözlerin, koordineli bir şekildeçalışması ile insan vücudunun tümümnün performans gösterdiği bireylemdir. Dolayısıyla araç kullanırken görüş alanının, sürücüye bağlıolarak, arttırılması tecrübeyle kazanılacak bir durumdur. Devamı

Ellerin Direksiyon Üzerindeki Konumları

2007-09-17 17:41:00

Sürüş Teknikleri Direksiyon simidi yaklaşık 9'u çeyrek geçekonumunda dıştan tutularak başparmaklar direksiyon göbeğinden kollarınüzerine konumlandırılır. Direksiyon kollarının üzerine yerleştirilenbaşparmaklar kolların sahip olduğu ağırlığın bir bölümünün taşınmasınayardımcı olur.Direksiyonda yapılacak tüm hareketler bu temel pozisyondan yolaçıkılarak başlatılır. Otomobilin yönlendirilmesi için genellikledireksiyonun en fazla yarım tur çevrilmesi yetmektedir ; bu nedenleyettiği sürece ellerin sahip olduğu konum bozulmadan uzunca süre yolalınabilir.Dönüşlerde viraj çapı küçüldüğünde virajın iç tarafına bakan elgevşetilerek viraj dışındaki elle direksiyon simidi 180 derceye kadarçevrilebilir.Bu yöntemle direksiyon çok çabuk çevrilebilir ve sonra temel direksiyontutuş pozisyonu çabucak gerçekleştirilebilir.Anlatılan yöntem özellikle arkası savrulan bir otomobilin de öntekerleklerin hangi konumda olduğunun anlaşılamaması veya geçanlaşılabilmesi nedeniyle çok önemlidir.Direksiyondaki temel tutuş pozisyonuna sadık kalındığı sürece animanevralar çabuk ve doğru olarak gerçekleştirilebilir. Devamı

Mini: Kozmopolit Afacan

2007-08-15 19:22:00

BMW’nin İngiltere Oxford’daki fabrikalarında üretilen A segmenti temsilcisi Mini Türkiye 2’inci el pazarında neredeyse parmakla sayılacak kadar az miktarda, alıcısını bekliyor. Satış rakamlarına göre rakiplerinin gölgesinde adeta dinleniyor. İlk kez 1959 yılında satışa sunulan ve 41 yıl boyunca üretilen efsane otomobil Mini´nin BMW tarafından geliştirilen yeni model ilk kez 2000 yılında Paris Otomobil Fuarı´nda tanıtılmıştı. Türkiye´de 2001 yılı sonbaharında satışa sunulan yeni Mini’nin tasarımında eski Mini´den esinlenilmiş fakat yeni Mini çok daha modern özelliklere sahip. Uzunluğu 3.60 metreye çıkan otomobilin motoru eskisinde olduğu gibi önde ve enlemesine yerleştirilmiş. Yine önden çekişli olan yeni Mini´nin tekerlekleri mümkün olduğu kadar köşelere yakın konumlandırılmış. Böylece iç mekânın genişletilebilmesi sağlanmış. Şirin bir yüze sahip olan Mini´nin iç mekânında da geçmişten esintiler var. Kokpitin ortasında büyük bir hız göstergesi ve direksiyon simidinin hemen arkasında da devir göstergesi bulunuyor. Türkiye’de Mini´nin 1.6 litrelik 90 HP, 115 HP ve 170 HP (turbo beslemeli) olmak üzere 3 ayrı motor seçeneği bulunuyor. Otomobilde, ön, yan ve kafa hava yastıkları, dört tekerlekte bağımsız süspansiyon, dört tekerlekte disk frenler, elektronik stabilite programı (ESP) ve manuel kullanım imkânı da sunan Steptronic CVT otomatik şanzıman standart olarak sunuluyor. Mini’nin Türkiye’deki satış adedine bakıldığında, 2003 yılında toplam 405, 2004 yılında toplam 438, 2005 yılında toplam 310 ve 2006’nın ilk altı ayında toplam 98 adet olduğu görülebilir. Mini’nin bu düşük satış adedi bizleri yanıltmasın, Mini’nin hedef kitlesi kendi sınıfında yer alan diğer markalardan farklı. Rakiplerine oranla yüksek fiyatı (21.000–35.000 Euro) ve alıcı profili Mini’yi kendi sınıfında yer alan markalardan ayırıyor. Rakiplerinden ayıran önemli bir özellik ise Dünya Ralli Şam... Devamı

Nissan Qashqai Türkiye’de

2007-08-15 19:15:00

Avrupa’nın Londra’daki merkezinde Avrupa için tasarlanan Qashqai, Nisan başında start alacak olan satışıyla Türkiye’de çok bilinmeyen crossover segmentinde öncü rolünü üstlenecek. Bilinen SUV sınıfı bir araca benzeyen ve Nissan tarafından crossover olarak nitelendirilen yapısıyla daha çok şehir yaşantısında kullanıma uygun bir araç olarak tasarlanmış. Qashqai, sadece Avrupa’da değil, Japonya, Ortadoğu gibi pazarlarda da satılıyor. Japon üretici, hedef kitlesi olarak kompakt sınıf, MPV, SUV ve orta sınıfı kendisine seçtiğini Qashqai ile gösteriyor. Dinamik bir yapısı olan Nissan’ın en son temsilcisi Qashqai’da sürücüye odaklı bir kokpit bulunmakta. Türkiye’de artan SUV satışlarına oldukça etkili bir alternatif olarak gelecek Qashqai, ülkemiz koşularında da oldukça talep görmesi beklenen bir crossover. Son dönemlerde SUV’ların daha çok şehir içi kullanımı için tercih edilmesine rağmen çoğunun yakıt tüketiminin yüksek olması ve motor silindir hacimlerinin büyük olmasına bağlı olarak vergilendirmede de dezavantaja neden olması, bu sınıfın satışlarının özellikle ülkemizde düşük seyretmesine sebep oluyordu. Buradaki açığı kapatması hedeflenen kompakt sınıf boyutlarındaki Qashqai, yüksekliğinin bir SUV’dan daha az olması, gövde yapısının MPV’lere çok benzemesi ve 1.6 ile 2.0 litrelik küçük ama güçlü motorlarıyla tam bir crossover.Avrupa’da yılda ortalama 100 bin adet satışın gerçekleştirmesinin beklendiği belirtilirken, Türkiye için hedefler yılda 1000-1200 adet olarak tahmin ediyorlar. Türkiye’de Qashqai satışlarının yüzde 90’ını, bugüne kadar hiç Nissan kullanmamış insanlardan meydana geleceği bekleniyor. Japon üreticinin yeni crossover’ı, uygun fiyata bir üst sınıfa geçmek isteyen kullanıcıları cezp edek gibi görünüyor. Qashqai, hem sadece önden çekişli hem de dört tekerlekten çekişli versiyonlara sahip olacak. İki motor seçeneği bulunacak aracın baz dona... Devamı